Savaşın Gölgesinde Bir Tebessüm
Savaşın En Ağır Yükü Çocuklarda
Suriye’de 9 yıldır süren iç savaş, geride milyonlarca acı ve yıkım bıraktı. Bu felaketin en savunmasız kurbanları ise ne yazık ki çocuklar oldu. Bombardımanlar altında büyüyen, silah sesleriyle uyanan ve umutlarını enkazlar arasında kaybeden yüzbinlerce çocuk, savaşın tüm karanlığını omuzlarında taşıyor. Okul yüzü göremeyen, oyun nedir bilmeyen, kardeşini kaybetmiş, anne-babasız kalmış çocuklar… Onlar, mazlum coğrafyamızın sessiz çığlıkları olarak yüreklerimizi sızlatıyor.
Hayatla Savaşan Minik Kalpler
Çatışmaların gölgesinde, yoklukla ve çaresizlikle mücadele eden Suriyeli çocuklar, temel insani haklardan dahi mahrum durumda. Ne düzenli bir eğitim alabiliyorlar, ne de sağlık hizmetlerine ulaşabiliyorlar. Üstelik birçok çocuk, savaşın ağır travmalarıyla hayata küsmüş halde. Gelecekten umudunu kesmiş, çocukluklarını yaşayamaz olmuş bu yavrular, ümmetin vicdanına emanet. Onlara sahip çıkmak, çocukluklarını yeniden hatırlatmak ve hayata tutunmalarına vesile olmak hepimizin ortak sorumluluğu.
Gayretle Yola Çıktık
Gayret Derneği olarak, bu sorumluluğun farkında olarak Afrin ve Cerablus bölgelerinde örnek bir çalışmaya imza attık. Amacımız, savaşın izlerini bir nebze de olsa hafifletmek ve bu çocukların yüzlerinde tebessüme vesile olabilmekti. Yedi gün süren yoğun bir programla profesyonel ekibimiz sahaya indi. Bizler, sadece yardım ulaştırmak değil; aynı zamanda umut aşılamak, sevinç taşımak ve unutturulan çocuklukları yeniden hatırlatmak için oradaydık.
7 Günde 8 Çocuk Şenliği
Savaşın gölgesine rağmen umut dolu anlar yaşatmak adına, 7 gün içerisinde 8 ayrı çocuk şenliği düzenledik. Mobil sahneler kurduk, şişme oyun parkurlarıyla oyun alanları oluşturduk. Patlamış mısır ve pamuk şeker ikramlarıyla çocukların yüzünü güldürdük. Her şey onlar içindi: bir an olsun savaşın sesinden uzaklaşsınlar, bir günlüğüne bile olsa çocuk olduklarını doyasıya hissetsinler istedik. Her etkinlikte gözyaşlarının yerini kahkahalar aldı.
Neşeyle Harmanlanmış Gösteriler
Etkinliklerimizde palyaçolar, Hacivat-Karagöz ve kukla gösterileri ile sahne aldı. Bu gösterilerle hem kültürümüzü tanıttık hem de çocukların gönlünü şenlendirdik. Sahne gösterilerinde iz bırakan anlar yaşandı; bazı çocuklar ilk kez böyle bir etkinliğe katıldı. Kimi utangaçtı, kimi ilk başta sessizdi; ama sonunda hepsinin yüzünde aynı ışık parladı: mutluluk. Onların tebessümü bizlere yapılan tüm emeklerin karşılığı oldu.